2007'den Bugüne 92,506 Tavsiye, 28,244 Uzman ve 20,002 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Fobi- Sosyal Fobi
MAKALE #11961 © Yazan Psk.Enes BÜLBÜL | Yayın Aralık 2013 | 2,167 Okuyucu
Fobi

Her canlı, varlığını tehdit eden ya da tehdit riski taşıyan varlık ve durumlardan içgüdüsel olarak kaçınır. İnsan için bu kaçınma, korku olarak algılanmaktadır. bu haliyle korku, kişinin yaşamını sürdürmesi için gerekli olan savunma sistemlerinin bir ön-uyarı mekanizması görevi görür. Son yapılan araştırmalar insanın doğuştan yüksek ses ve düşme korkusuna sahip olduğunu göstermektedir.

Örneğin hayatımızı tehlikeye sokma ihtimali olan bir hayvanla karşılaştığımızda, ya da düşme tehlikesiyle karşılaşabileceğimiz bir yüksekliğe çıktığımızda ya da ani ve şiddetli yüksek bir ses duyduğumuzda her insan şu ya da bu ölçüde korku duyar.

Bu gibi durumlarda yaşanabilecek tehlikeler için gereken önlemleri almak düzeyinde tutulabilen korku hastalıklı bir durum sayılmaz.

Korkunun, "kontrolden çıkması", ise yaşamın sürdürülmesi için gerekli olan bu ön-uyarı mekanizmasının yaşamla uyumlu çalışmaması anlamındadır.
Kişi, kendisinde korku oluşturan uyaranla karşılaştığında gerekli olan kaçınmayı gösteremez ya da bu kaçınma, onu duygusal olarak rahatlatmaz. Yine endişe ve korku içindedir ve bu anksiyete onun günlük yaşamını istediği şekilde sürdürmesini engeller. Onun, sanki kendi dışında işleyen bir mekanizma gibi, kendi iradesine hükmeden bir dış güç gibi işlev görür. bu şekilde aslında yaşamın sürdürülebilmesi için gerekli olan korku, yaşamı sıkıntılı hale getiren fobiye dönüşür.

Kişi böyle bir durumla karşılaştığında.
  • Yüz kızarması
  • Yüzde kaşınma ve yanma hissi
  • Titreme
  • Terleme
  • Bulanık görme
  • Nefes darlığı
  • Ağız kuruluğu
  • Yutkunma güçlüğü
  • Mide bulantısı
  • Bilinç kaybı
  • Ani tansiyon düşüşü
  • Bayılma vb.
Gibi fizyolojik değişiklikler yaşayabilir.

Kaynaklarda Anksiyete bozuklukları altında yer alan fobi, agorafobi- sosyal fobi ve özgül fobiler olarak sınıflandırılmaktadır.

Agorafobi: Açık alan korkusu, tek başına evin dışında olma, kalabalık ortamda bulunma, sırada bekleme, otobüs, tren ya da otomobille seyahate çıkma gibi korkuları içerir.

Sosyal fobi. Sosyal ortamlarda başkaları tarafından inceleme altında tutulduğu korkusu, performans gösterilmesi gereken durumlarda eleştirilme, küçük düşme ya da utanç duyacağı bir şey yapma korkusunun yaşanmasıdır. Kişi bu korkunun yaşanmasından kurtulmak için bu tür sosyal ortamlara girmekten kaçınır. Sosyal fobisi olan kişilerin kullandıkları cümlelere bazı örnekler: Hiç cesaretim yok, hep kendimle uğraşıyorum, sevdiğim bir ortamda bile kendimi rahatsız edecek bir şeyler buluyorum, başkalarının yanında hep huzursuzum, kendi evimde rahat ediyorum ama bu sefer de insanların yanında yaptıklarımı düşünüyorum kendi kendime yüzüm kızarıyor, utanç hissediyorum, insanların yanında bir şey konuşacak olsam ya yüzüm kızarırsa, ya konuşurken gülecekleri bir şey söylersem, ya beni eleştirirlerse diye düşünmekten bir türlü konuşmayı beceremiyorum…

Özgül fobi korkunun ortaya çıktığı uyarana göre üçe ayrılabilirler

1. Nesne fobileri (böcek, kelebek, köpek, sivri uçlu esya gibi belirli bir nesneye dair korkular)

2. Durum fobileri (kapalı yer, açık yer, asansör, yüksek yer gibi belirli bir duruma dair korkular)

3. İşlev fobileri (altına kaçırma, gaz kaçırma, terleme, yüz kızarması gibi belirli fizyolojik işlevlere dair korkular)

Fobilerin tedavisinde, rahatsızlığın nedenlerini dikkate alarak kişiye ve rahatsızlığına uygun bir terapi sistemi planlandığında oldukça etkili sonuçlar alınmaktadır.

Sosyal fobi

Sosyal fobi, Sosyal ortamlarda başkaları tarafından inceleme altında tutulduğu korkusu, performans gösterilmesi gereken durumlarda eleştirilme, küçük düşme ya da utanç duyacağı bir şey yapma korkusunun yaşanmasıdır. Kişi bu korkunun yaşanmasından kurtulmak için bu tür sosyal ortamlara girmekten kaçınır.

Sosyal fobisi olan kişiler sıklıkla: Hiç cesaretim yok, hep kendimle uğraşıyorum, sevdiğim bir ortamda bile kendimi rahatsız edecek bir şeyler buluyorum, başkalarının yanında hep huzursuzum, kendi evimde rahat ediyorum ama bu sefer de insanların yanında yaptıklarımı düşünüyorum kendi kendime yüzüm kızarıyor, utanç hissediyorum, insanların yanında bir şey konuşacak olsam ya yüzüm kızarırsa, ya konuşurken gülecekleri bir şey söylersem, ya beni eleştirirlerse diye düşünmekten bir türlü konuşmayı beceremiyorum gibi cümleler kurarlar.

Sosyal fobilerde üzerinde durulması gereken ana nokta hastanın sosyal ortamlarda başkalarının değerlendirmeleriyle ilgili korkularıdır. Bu tür hastaların bilişsel süreçleri, başkalarının onayıyla ilgili normal bir onaylanma isteğinin neredeyse yaşamsal bir gerekliliğe dönüşmesine neden olur.
Sosyal fobi sıklıkla şu durumlarda ortaya çıkabilir:
Topluluk içinde konuşma
Partiye katılma, yabancılarla tanışma gibi sosyal aktiviteler
Bir iş yaparken başkaları tarafından izlenme
Patron veya amir gibi üstleri ile konuşma
Karşı cinsten birileri ile tanışma veya buluşma
Umumi tuvaletleri kullanma
Telefonda konuşma
Başkalarının yanında yazı yazma
Herkesin içinde yüz kızarması veya kontrolünü kaybetme korkusu v.b.

Bu hastalar korktukları durumlarla karşılaştıklarında anksiyeteleri artar. Örneğin sosyal fobisi olan bir öğrenci ders anlatmaya kalktığında dili tutulur, yüzü kızarır, söyleyeceklerini unutur, herkes ona bakıyormuş gibi gelir ve bu nedenle performansı düşer. hastalar korkularının anlamsız olduğunun farkındadır ancak korkularına engel olamazlar.

Ebeveyni tarafından sürekli azarlanan, aşırı korunup kollanan, inisiyatif kullanmasına izin verilmeyen, girişkenlik konusunda cesaretlendirilmeyen yetersiz ya da beceriksiz olduğu şeklinde bir algıyla yetiştirilen çocuklarda sosyal fobi görülme olasılığı yoldukça yüksektir. ya da ihtiyaçlarını kendisi nasıl karşılayacağının öğrenmesine müsade edilmeyen, her ihtiyacı ebeveyni tarafından karşılanan çocuklar yabancılarla sosyal deneyimlerinde zorluklar yaşayabilmektedirler. Çünkü karşılaştıkları insanlar (örneğin okula yeni başlayan çocuk için okuldaki arkadaşları olabilir) hayatın gerçeklerine uygun olarak, ona ebeveynleri gibi hassas davranmazlar. Böyle bir durum neticesinde çocuk ruhsal dünyasının kaldırabileceğinin üstünde bir kırılma yaşayabilir ve bu durumun onda yaratacağı değersizlik ve yetersizlik hissi zamanla bir sosyal fobiye neden olabilmektedir.

Bu şekilde yetiştirilen çocuk başkaları karşısında utanma duygusundan kendini kurtaramaz. Bu yüzden toplumdan kaçınmaya başlar, başkalarıyla konuşmaktan çekinir. İnsanlarla iletişim kurmaktan kaçındığı için bu konuda bilgisiz ve yetersiz kalır. Herhangi bir kişiyle konuşurken hata yapacağı kaygısı, onu giderek insanlardan uzaklaştırır.
Ergenlik dönemine geldiğinde ise arkadaşlarıyla daha rahat konuşabilmek, hissettiği kaygıyı azaltabilmek için kendisine geçici olarak rahatlama hissi vermesi nedeniyle alkole başvurabilmekte ve tekrarlayan alkol alımı alkol bağımlılığı riskini arttırmaktadır.

Tedavisi

Rahatsızlık hem ilaçla hem de psikolojik yöntemlerle tedavi edilmeye çalışılır. Çok az bir kısım tedaviden yarar göremeyebilirse de tedavi genellikle olumlu sonuçlar doğurur. Doğru bir tedavi neticesinde hastaların en az yarısında korku hissedilen uyarana maruz kalındığında oluşan semptomların giderildiği gözlemlenmiştir.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler  
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 20,002 uzman makalesi arasında 'Fobi- Sosyal Fobi' başlığıyla benzeşen toplam 21 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
 
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


06:45
Top